BİZDEN HABERLER

Türk şirketleri Sinop ve Akkuyu NGS’den en az 25 Milyar Dolar pay almalı.

Türkiye’nin elektrik enerjisinde kurulu gücü Şubat ayı sonu itibarıyla 89 bin Megavat sınırını aşarken, Mersin-Akkuyu yapımı devam eden, Sinop’ta ise temel atma aşamasına gelen Nükleer Güç Santralleri (NGS) yatırımlarına, Türk endüstriyel taahhüt ve mühendislik şirketlerinin ilgisi artarak devam ediyor.


5-7 Mart 2019 tarihleri arasında İstanbul Pullman Airpot Otel’de altıncı kez düzenlenen Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi ve Fuarı, bu alanda yetkinliğini kanıtlayan Türk şirketlerinin buluşma noktası oldu. Türkiye, Ortadoğu ve Afrika'nın en önemli nükleer etkinliği olan Zirve, 100'ün üzerinde sektör devi firmayı ve nükleer alanında çalışan 1000'e yakın ziyaretçiyi ağırladı.
Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesinde anahtar teslimi çimento fabrikaları ve enerji verimliliği sistemleri kuran Sintek’in Kurucu Ortağı Onur Atakay, fuarda karar verici ve politika yapıcı noktada pek çok yetkili ile bir araya gelme şansı yakaladıklarını söyledi.

20 Milyar Dolara mal olması beklenen Akkuyu NGS ve 22 Milyar Dolara mal olması planlanan Sinop NGS için tüm hazırlıklarını tamamladıklarını belirten Atakay; Türk şirketlerinin bu iki projeden en az 25 Milyar Dolar seviyesinde pay alması gerektiğini belirtti.

“İSTİHDAMI YURT DIŞINDA YARATMAYALIM”

Sintek’in dünyanın pek çok ülkesinde en ileri teknolojiye sahip endüstriyel tesisler inşa eden bir şirket olduğuna işaret eden Atakay, 4 bin 800 Megavat kurulu gücündeki Akkuyu NGS’nin bin 200 Megavat’lık ilk ünitesinin 2020’de devreye alınmasının planlandığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:


“Ülkemizde ve başta Afrika kıtası olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında pek çok çimento fabrikası projesini anahtar teslimi olarak tamamlayarak devreye aldık. Bu projeler sadece birer inşaat projesi değil; bilgi, sermaye ve teknoloji yoğun yatırımlar olarak referanslarımız arasında yerini aldı. Her yatırımımızın mühendislik ayağında dünyanın en ileri enerji verimliliği ve proses tasarımlarını kullanıyouz. Bu nedenle, ilgi odaklandığımız projeler arasında NGS’ler de yer alıyor. Ülkemizin enerji sektörü için hayati önem taşıyan bu projelere, mühendislik ve taahhüt birikimimiz ile katkı sağlamak için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. NGS’lerde kullanılacak makine ve ekipman üretiminde, Türkiye’de kurulu şirketlerin etkin olması, yaratılacak katma değerin ülkemizde kalmasını sağlayacak. Teknolojisini ithâl ettiğimiz bir yatırımın ekipmanlarını yerli şirketlerimiz üretmez ve ithal edilirse, yurt dışında istihdam yaratıyoruz demektir”

“NÜKSAK’A KATILMAKTAN GURURLUYUZ”

Onur Atakay, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) eşgüdümünde oluşturulan Nükleer Sanayi Kümelenmesi'ne (NÜKSAK) dahil olarak, yerli nükleer sanayinin kurulmasına öncülük eden şirketler arasında yerini aldıklarına dikkat çekti. Hedefin NÜKSAK çatısı altındaki şirketlere, nükleer santrallerde kullanılabilecek vasıfta ürün ve hizmet üretim yetkinliği kazandırılması olduğunu hatırlatan Atakay, Türkiye’de kurulacak nükleer güç santrallerine daha fazla Türk şirketinin tedarikçi olması ve katma değer zincirinde etkin ve söz sahibi konuma yükselmesi gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE’NİN BULUNDUĞU COĞRAFYADAKİ EN ÖNEMLİ NÜKLEER ENERJİ BULUŞMASI

Nükleer Mühendisler Derneği Başkanı Dr. Erol Çubukçu, Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi ve Fuarı’nın nükleer alanındaki son gelişmelerin tartışıldığı, en son teknolojilerin sergilendiği ve önemli iş bağlantılarının kurulduğu kapsamlı bir platform olduğunu söyledi.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tek nükleer etkinliği gerçekleştirdiklerini ve uluslararası alanda çok deneyimli sektörel kuruluşları da ağırladıklarını belirten Dr. Çubukçu, şu değerlendirmeyi yaptı:


“Almanya’dan VGB, Güney Kore’den Korean Nuclear Partners ve Korean Nuclear Association, İspanya’dan Foro Nuclear ve The Cluster of the Nuclear Industry in Cantabria, Fransa’dan CEA ile GIIN ve Japonya’dan JAIF International Cooperation Center birikimlerini Türk sanayicisiyle paylaşmak üzere Zirve’ye katıldı. Bu yıl ilk kez Slovenya’dan da dört firmayı ağırlıyoruz. Nükleer santral projelerine yeni ya da yeniden başlayan ülkeler ile tecrübeli ülkeleri bir araya getirdiğimiz bu etkinliğin uluslararası boyutunu her yıl biraz daha artırıyoruz. Türkiye nükleer enerjiye yeni giren ülkeler için örnek oluyor. Bu kapsamda Sudan, Ürdün, Bangladeş ve Mısır’dan ülke temsilcilerinin TİKA’nın desteğiyle gelmesi bizler için çok kıymetli bir adım oldu. Önümüzdeki yıl etkinliğimizde Türk sanayicisiyle iş birlikleri kurabilecek yabancı firmaların sayısını daha da artıracağımıza eminim.”